DÖKÜMHANE

Türk Döküm Sektörünün Eğitim Platformu

Döküm sektörünün otomotiv pazarındaki geleceği

Türk döküm sektöründeki büyük resme baktığımız zaman, oldukça geniş bir yelpazede ürün üretebilen bir sanayiye sahip olduğumuzu görüyoruz. Otomotiv sektörü yanında makine, inşaat, tarım araçları, motor parçaları, döküm boru ve bağlantıları, demir yolları, pompa, vana, elektrik motor, beyaz eşya, petrol ve kimya endüstrisi gibi oldukça geniş bir alanda çıktı verebilen dökümhanelere sahibiz. Tabii bu çıktılar arasında aslan payını kim alıyor diye soracak olursanız, hem demir bazlı dökümhanelerde, hem de demir dışı dökümhanelerde en yüksek çıktının otomotiv sektörü için üretildiğini görüyoruz. Demir bazlı dökümhanelerde bu oran yaklaşık %50 civarındayken, demir dışı dökümhanelerde ise üretimin yaklaşık %65’lik bir kısmı yine otomotiv sektörü için gerçekleştiriliyor.

Bu verilere baktığımız zaman, otomotiv pazarının Türk döküm sektörü için ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu anlayabiliyoruz. O nedenle bu yazıda otomotiv sektörünün geleceği hakkında bazı tahminler yapıp, dökümhanelerimizin bu yarışta kalabilmeleri için nasıl bir yol haritası çizmeleri gerektiği konusuna kafa yoracağız.

Otomotiv sektöründe değişen malzeme tercihleri

co2 emisyonuYaklaşık bir 30-40 sene öncesine gittiğimiz zaman, otomotiv sektöründeki yegâne yapısal malzeme tercihin demir-çelik bazlı malzemeler olduğunu görüyoruz. Fakat günümüze yaklaştıkça, bu temel bileşenlerin yanına bazı yeni ve hafif malzemelerin de eklendiğini gözlemliyoruz. Bu geçişin ardında yatan temel neden, dünyadaki egzoz emisyon değerlerinin sürekli olarak azaltılıyor olması: Yandaki grafik üzerinde bazı ülkelerdeki CO2 emisyonu değerlerini ve geleceğe dair beklentileri görebilirsiniz. Bu beklentinin doğal sonucu olarak, otomotiv üreticileri araçlarını sürekli bir şekilde hafifletmek zorunda kalıyor.

Aşağıdaki grafik, binek araçlarda kullanılan yapısal malzemelerin yüzdesel oranlarındaki değişimi seneler bazında gösteriyor. Gerçekten de, bir zamanlar temel taşları demir ve çelik üzerinde oturtulan otomobiller, günümüzde artık alüminyum ve magnezyumdan üretilen hafif alaşımları ciddi bir oranda içermeye başladılar. Aşağıda sunulan verilere baktığımız zaman, bir zamanlar demir ve çeliğin baskın olduğu bir sektörü, önümüzdeki yıllarda hafif alaşımların ve kompozit malzemelerin ele geçireceğini görebiliyoruz.

otomobil malzeme

Egzoz emisyonları tartışması bir yana, bir de artık gündemimize iyiden iyiye girmiş olan elektrikli otomobil teknolojisinden bahsetmemiz lazım. İçten yanmalı ve elektrik motorlu iki araç arasındaki tek fark motorlarından ibaret değil: Örneğin elektrikli motorların üretebildikleri geniş tork aralığı nedeniyle bu araçlarda vites kullanılmıyor. Sadece bu fark bile, elektrikli araçlarda koca bir vites kutusunun ve debriyaj balatasının ortadan kalkması anlamına geliyor. Yani sadece malzemeler bazında bir değişimin değil, aynı zamanda çalışan parçalara yönelik bir değişimin de eşiğinde olduğumuzu artık net bir şekilde görebiliyoruz. Elektrikli motor teknolojisi hakkında bilgi isteyen okurlarımız, Dökümhane’nin kardeş sitesi Mühendishane’de daha önce yayımlanan bu yazıya göz atabilirler.

Dökümhaneleri zorlayan teknolojiler

Önümüzdeki yıllarda iyiyden iyiye hayatımıza  yerleşmesi beklenen bazı teknolojileri farklı yerlerde siz de görmüş ve duymuşsunuzdur: Üç boyutlu yazıcılar, lazerle yüzey sertleştirme işlemleri, hibrit döküm parçalar, kompozit jantlar… Geleneksel üretim yöntemlerinin gerçekten birçok farklı alandan saldırı altında olduğu bir dönemden geçiyoruz. Peki tüm bu gelişmeler döküm sektörünün gerçekten tehdit altında olduğunu mu gösteriyor? Hem evet, hem de hayır.

Evet, çünkü yakın bir gelecekte mutlaka bu teknolojilerin sanayide yaygın kullanım alanı bulduklarını görmeye başlayacağız. Örneğin bir zamanlar kulağa sadece hayal gibi gelen üç boyutlu yazıcılar, artık dökümcülerin ciddi ciddi gündemine girmeye başlayan bir teknoloji haline geldi.

320tAbguss_01Fakat dökümcülüğün de elinin oldukça kuvvetli olduğu alanlar ve güçlü yönleri var elbette: Bir örnek vermek gerekirse büyük parça demir ve çelik dökümünün uzun bir süre boyunca bu yeni teknolojilerden etkilenebileceğini ön görmüyoruz. Örneğin yanda gördüğünüz fotoğraf, Almanya’daki Siempelkamp dökümhanesinde dökülen 320 tonluk bir parçanın üretimini gösteriyor. Bu ebatta bir parçanın döküm dışında bir yöntemle benzer bir maliyetle üretilebilmesi yakın gelecekte pek mümkün görünmüyor. (Fotoğraf için Sayın Şükrü Atılgan’a teşekkür ediyoruz.)

Sonuç

Her şeyden önce şunu söylememiz lazım ki döküm ve dökümcülüğün bitmesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Nasıl her teknoloji bir avantaja sahip olarak ortaya çıkıyorsa, elbette döküm teknolojisinin sahip olduğu ve elinin çok güçlü olduğu yönler de var. Çünkü olay sadece üretim hızı ya da kapasitesi meselesinden ibaret değil: Örneğin son yıllarda sık duymaya başladığımız EN-GJS-500-14 ve EN-GJS-600-10 gibi malzemelerin sergilediği özelliklere sahip malzemeleri, dökümcülüğe benzer bir üretim hacmi ve maliyetle üretmek açıkçası pek kolay bir iş değil. O nedenle döküm sektörünün elinin o kadar da zayıf olmadığını ve gelişen teknolojiyle kendine yeni pazarlar bulabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Herhalde bu noktada dökümcülere verilebilecek en doğru tavsiye, döküm sektörünün kolay adapte edebileceği ve katma değeri yüksek ürünlere dönüşebilecek teknolojilere yönelik algılarını açık tutmaları olabilir. Bir örnek vermek gerekirse, son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz kompozit malzeme teknolojisinin döküm sektöründe birçok uygulaması bulunuyor: Dökme demir ve alüminyum içine mikroskobik boyutta seramik (Al2O3 ya da SiC gibi) ya da karbon fiber parçacıkları eklenerek mekanik özelliklerin ciddi bir şekilde arttırılması ve ürünlerin hafifletilmesi sağlanabiliyor. Bu ve benzer teknolojilerin takip edilmesi ve uygulamaya alınması, dökümhanelerin bu yeni dünyada da ellerini kuvvetli tutmalarına yardımcı olacaktır.

Kaynaklar

  1. Döküm Dünyasında Bir Gezinti sunumu, Tüdoksad (2014). Yaylalı Günay.
  2. Foundry Industry 2020: Trends and Challenges sunumu, GIFA (2015) IKB Deutsche Industriebank AG.

İçerik hazırlığında kullanılan diğer kaynakların listesini görmek için tıklayın.

Kategoriler:Not defteri

Etiketler:,